Kuzenimle Karı Koca Hayatı Yaşıyorduk

Merhabalar, ben Çınar. 20 yaşındayım. Boş vakitlerimde böyle sex hikayeleri okumayı seven biriyim. Hikayeyi okurken aklınızda daha iyi kurgulamanız için kendimden bahsedeyim. 1.80 boyunda kumral, dalgalı hafif uzun saçlara sahibim. Liseden beri sürekli kirli sakal takılırım. Eğer böyle porno hikayeler seviyorsanız, size sadece bu yazacaklarımı okumanız tavsiyesinde bulunacağım. Çünkü bir kaç yıldır yaşadıklarım, bir dizi konusu olabilecek derecede. Size, teyzemin kızına aşık olmamı ve ondan sonra-önce olanları anlatacağım.

Aile bağları kopuk bir akraba yapım var. Çoğu neredeyse hiçbir akrabamı tanımam. Tanıdıklarımın da çoğu vefat etmiştir. Benim için akraba derseniz 2 kişi gelir aklıma. Teyzem ve dayım. Annem, beni doğururken vefat etmiş. Bu yüzden teyzem çok düşkündür bana. Dayım ise, aksine benden nefret eder. Babam ise, ben 2 yaşındayken vefat etti. Baba tarafından akraba olarak neredeyse kimseyi tanımam. Yaşadığım şehirde, kendimi bildim bileli teyzem ve onun çocuğu Selin ile birlikte yaşardım. Dayım yıllardır bizden uzak illerde yaşar. Teyzem, gayet modern tam bir anneydi. Çok severdim. Eniştem, babam ile birlikte vefat etti. Babam ve eniştem, ben 2 yaşındayken aynı arabada seyahat ederken geçirdikleri trafik kazası sonucunda vefat etmişlerdi. Bu yüzden teyzemlerde ben, teyzem ve Selin kalırdık. Lise 3 dönemlerime gelince, dayımın karısının ısrarıyla dayımın her ay gönderdiği para, teyzemin bana verdiği para, devletten bana gelen diğer gelirler ve okul çıkışı, hafta sonları çalıştığım kafeden gelen para yeterli olunca kendi evime çıktım.

1+1, tam bana layık ve kirası da çok uygundu. Aradan yaklaşık 1 yıl sonra ben lise 4’te iken teyzem vefat etti. Anlayacağınız ne kadar ölüm varsa, bizim sülalede. Bir yakınım ölürse pek şaşırmıyorum bundan sonra yani. Teyzemin ölmesiyle ben çok kötü oldum ve okulu aksattım. Sınıfı geçtim, lise diploması aldım lâkin üniversite giriş sınavlarım berbattı. Üniversiteye giremedim. Açıkta kaldım. Okul dönemi biter bitmez Selin’e de destek olmak için ve onunda isteğiyle kiradaki evimden ayrılıp, teyzemlerin evine, Selin’in yanına yerleştim. Yıl 2013, yaz ayları. Selin ve ben artık bir evde yalnız yaşıyacaktık. Kalan akrabalarımız bize yardımda bulundu, dayım yanına çağırdı lâkin ben gitmek istemedim. Selin ise benden bir yaş küçük, şu an 20 yaşında (o günlerde 18 yaşındaydı). Hafif zayıf uzun boylu, sarı saçlı yüzü hoşuma gider ama kardeşim gibiydi. Bana abi derdi. Selin’in lise 4 ve benim üniversite hazırlık dönemim başlayıncaya kadar biraz zorlandık ikimiz yaşarken.

Ama o yaz, abi kardeş gibiydik. Yaz bitip, okul dönemi başlayınca Selin, kendisi üniversiteye hazırlanırken benimde hazırlanmama yardımcı oluyordu. Fazla dışarı çıkmıyor, sürekli evde iki insan takılıyorduk. Birbirimize alışkındık zaten çocukluğumuz beraber geçmişti, dahada alışmıştık. Lâkin günler geçtikçe bu abi kardeş olayının benim için farklı yönlere gittiğini fark ettim. Selin’i eve girip görünce daha mutlu oluyordum. Arkadaşlarımla gezmektense Selin ile baş başa dışarı çıkmak istiyordum. Selin’i eve girip göremeyince tedirgin oluyordum. Anlayacağınız, bu nadide insanı ben artık gereğinden fazla sevmeye başlamıştım. Onun düşüncelerini pek anlayamıyordum ama onun bu yönden bana baktığını pek düşünmüyordum, ta ki, o güne kadar. Mart’ta ki üniversite giriş sınavımızdan önceki akşam Selin’i kafa dağıtmak için sinemaya götürmek istedim. Beni abisi olarak sevdiği için bu tarz şeyleri direk kabul ederdi. Kabul de etti. Sinemaya gittik. Korku filmiydi.

Film boyunca bana sarılarak izledi ve bu beni dahada çıkılamaz bir yola sokmuştu. Her korktuğu anda bana sarıldığı kollarını sıkması, bende güven duyması. Anlatılamaz bir duyguydu. Eve gittikten sonra hemen yatmadık, saat biraz daha erkendi. Televizyonu açıp bacaklarımı uzatıp rahat rahat spor haberlerini izliyordum. Selin elinde atıştırmalık bir kaç şeyle geldi ve “film falan yok mu Çınar” diye, sinemadaki halini aldı. Bir eli tabağı tutuyor, kafası omzumda, bir eliylede beni sarmalıyordu. İstemsiz olarak bende elimi onun omzuna doğru attım. Bu şekilde biraz durduktan sonra yarın sınavımız var şaşkın dinç olmalıyız diyerek televizyonu kapattım. Odama geçtim, olaylardan dolayı yatamıyordum, eminim en az bir saat falan yatağımda debelenmişimdir. Yatamıyordum. Süreki sinema aklıma geliyordu. Hafif hafif yorgunlukla beraber çökmeye başlarken birden kapı açıldı, elinde yastık, küçük bir çocuk gibi 18 yaşındaki Selin, “Çınar ben o korku filminin etkisinde kaldım yatamıyorum” dedi.

Gülerek, “iyi gel o halde” dedim ve bir daha güldüm. Hemen yanıma sokuldu. Gözlerimi kapatmıştım lâkin onun kokusunu aldıkça uykum kaçıyordu. Biraz daha böyle durduktan sonra sevdiğim kıza bakmak için gözlerimi açınca, gördüğüm şey beni şaşırttı. Dalgalı saçlarımla oynamak için elini kaldırıp bana şaşkın şaşkın bakan Selin’e “ne oldu, yatamadın mı şaşkın” dedim. İlk olarak “Çınar sen çok iyi birisin” diye söze başladı. Çok duyguluydu. Ağlamak üzereydi. “Biz çok şanssızız. Çevremizdeki herkes, bütün sevdiklerimiz giderken, sen. Sen lütfen beni bırakma.” diyerek yanağımdan öperek bana sarıldı ve hüngür hüngür ağlamaya başladı. Ben ise ona daha çok sarılıp “ben seni bırakır mıyım hiç, sen benim tek ailemsin. Seni asla bırakamam. Sen benim tek değerli şeyimsin” diyince biraz şaşırmış olsa gerek kafasını çekti ve bana baktı. Ağlamaklı gözleriyle biraz gülümseyerek “hadi canım yalancı. Sen birini bulunca beni unutursun” dedi.

Gülümseyerek “o birisi şu an yanımda, seni unutamam” dedikten sonra daha da şaşırdı ve gözyaşları durdu. Loş ışıkta ağlamaktan parlayan gözleri ile çok güzel bir şekilde bana bakıyordu. Ağzından tek kelime bile çıkmıyordu. Yine ben atladım olaya. “Selin ben seni kardeşimden öte seviyorum. sen benim her şeyimsin. tek sevdiğimsin. tek seveceğimsin. benim kalbime, seninle olmayan her dakikada bir hançer saplanıyor sanki. ben seni kardeşten öte seviyorum, arkadaştan öte. ben seni seviyorum, sana aşığım Selin” dedim ve Selin hafiften yine ağlamaya başladı. Ama mutluluktan idi. Emindim yani. Biraz daha böyle durduktan sonra gittikçe yaklaştı ve bende karşılık verdim. Bende yaklaştıktan sonra dudaklarımız birleşti. Öpüşmeye başladık. Çok mutluydum. Öpüşmemiz bir türlü bitmiyor, nefes aldıkça tekrar öpüşmeye başlıyorduk. Yavaş yavaş elim beline daha sonrasında kalçasına kaydı. Hafif zayıf olmasına rağmen sert bir kalçaya sahipti. Sıktıkça sıkıyordum, o da daha fazla sıkmamı istiyordu.

Daha sonra Selin’e bir cesaret geldi ve benim hafif hafif uyanmaya başlayan çavuşu tuttu, okşadı. Bu sırada hala öpüşmeye devam ediyorduk. Ben artık eşofmanının altına elime soktuktan sonra o da elini benim eşofmaınımın ve boxerımın altına soktu. Resmen sikimi tutuyordu. Okşuyordu. Bende artık amını okşamaya başlayınca hafif hafif ıslandığını fark ettim. Ben okşadıkça bacaklarını hareket ettiriyordu. Hafif gıdıklanıyordu ama çok haz aldığı belliydi. Öpüşmeyi sonunda kestikten sonra ben “emin misin” diye sordum. O da “kesinlikle, bir tanem” diye cevap verdi. Kendisi biraz acemiydi, ben o yıllarda bile porno hikaye okuduğum için bir kaç şey biliyordum. Eşofmanını ve hafif ıslanan külodunu çıkardıktan sonra o güzel bacaklarını açtım ve hafif kısa kıllı amının dudaklarını yalamaya başladım. Çok şehvetlenmişti, bana sürekli “bir tanem, hayatım” diye şeyler söyleyip beni iyice çıldırtıyordu. Daha sonrasında ben aleti çıkardım. Biraz baktı, değişik bir tepki verdi.

İlk defa erkeklik görüyordu (ki bende ilk defa canlı bir kızlık görmüştüm). Ovalarken “istersen -ama istersen- biraz yalaya bilirsin. çok haz verir” dedim. Denemek istedi. Selin’i iyi tanıdığımdan ağzına almasını istemedim. Kusabilirdi (her şeye kusan birisi, gırtlağına kadar bir şey değdiğinde kusabilirdi.) Hafif yalamaya başladı. Sikimin başını da ağzına biraz almasını söyledim. Rahatlıkta aldı ve yaladı. İnanılmaz bir mutluluktaydım. Daha sonrasında kendisi bana yaklaştırdım ve içine girmeye hazırlandım. Çok mutlu olduğunu belirtti benimle aynı şekilde. Hafif hafif amının dudaklarında sikimi hareket ettirmeye başladım ancak içine sokmadım. Biraz böyle hareket ettikten sonra “deliriyorum aşkım lütfen” dedi. Sokmamı istiyordu. Ben “bunu yaptıktan sonra ne olacak biliyor musun” dedim. Yüzünü bana çevirdi, “kızlığın gidecek ve biraz kan çıkacak” dedim. Bana “biliyorum, o senin” dedikten sonra beni tutan olamazdı zaten. Demeseydi de sokardım da 😀 Neyse :D.

Önce hafif hafif sokuyordum, zevk inlemeleri artık yükselmeye ve hafif hafif çığlığa doğru yol almaya başlamıştı. Gittikçe içeri soktum, gittikçe hızlandım. Çığlıkları arasında son anda sikimi dışarı çıkarıp birazını bacağına birazını yatağa doğru boşaldım ve yanına yattım. Sanırım o da bir iki kez boşalmıştı. İkimizde acemiydik. Ama o 18 ben ise 20-21 yaşındaydım. Muhteşem bir geceydi, temizlenip beraber banyo yapmak için banyoya girdik. Öpüşe öpüşe, sürtüşe sürtüşe bir banyo yaptıktan sonra benim yatağımda (benim yatağım çift kişilik onun kisi tek) yattık. Çırılçıplak ve sarmaş dolaş. Sabah sınavımız vardı. Sabah uyanınca benden biraz erken kalktığını ve üstünü değiştiğini gördüm. Rahat bir tonla “bırak, değiştirme” dedim ve ikimizde çıplak çıplak hafif bir kahvaltı yaptık. Çırılçıplak evde geziyorduk. Sınav saatine yaklaşınca üstümüzü giyindik ve sınava gireceğimiz okullara gittik. İkimizinde sınavı iyi geçmemişti ve o geceden sonra geçmesi de beklenilemez idi zaten :).

O günden itibaren hep benim yatağımda yatmaya başladık. Aradan 2-3 yıl geçti, birbirimize yakın üniversitelerde okuyoruz. Hep benim yatağımda yatıyoruz ve tek yatak odası kullanıyoruz. Çoğu geceler fanteziler, seksler yapıyoruz. Sürekli iltifat ederek konuşuyoruz, sürekli beraber geziyoruz. Bizi tanımayan insanlar genelde karı koca gibi görürler bizi. Zaten öyleyiz. Hatta yakında evlenmeyi bile düşünüyoruz. Çocuklarımız olur belki. Çünkü hayatımın şu son 3 yılı, muhteşemdi. Çok mutluyum.

Leave a Reply